Photo by Franck V. on Unsplash

DÜŞÜNCELER

Akıl, Robotlar ve Felsefe

Günümüzde her konseptin önüne Smart(Akıllı) eklendiğinde kastedilen nedir ? Smart Assistant, Smart City, Smart Robot vb… Akıl kazanmak o kadar kolay mı ?

Yazının Güncellenme Tarihi: 26 Agustos 2021
Günümüzde her şeyin önüne Smart kelimesi eklenmekte örneğin araçlar kendi kendine haraket ediyor (otonom), cihazlar bir birleri ile konuşuyor, gerçeklikle diğitalin birbirine iç içe geçtiği bir dönemde yaşıyoruz.

Hatta dünyalar bile karışmaya başladı, insanlar gerçek dünyanın içerisinde Sanal başka alanlarda yaşar hale geldi.

Virtual Reality (Sanal Gerçeklik)

Akıl kavram oluşturma, doğru yanlışı ayırt edebilmedir. Zeka ise sizin algılama ve değerlendirme hızınızdır.

Akıl (Arapça: عقل) ya da us, felsefede kavram oluşturma ve bunlara göre hükmetme kapasitesidir.

Bu açıdan bakınca Robotların ve Sistemlerin akıllı, kendi kendilerine kavramlar oluşturması, kendi değer sistemlerini oluşturması oldukça zordur. Özetle biz insanoğlunun oluşturduğu sistem içerisinde hareket eden yapılar oluşturabiliyoruz şu anda.

Her ne kadar günümüzde Yapay Zeka ve Derin Öğrenme akıllanma konusunda büyük yollar katettiğimizi düşünsekte. Aslında önceden istatiksel yöntemler ile küçük veriler üzerinden yaptığımız çıkarımlar ve gelecek tahminlemeleri gününüzde;

  • RealTime (Gerçek Zamanlı İletişim) IOT: sistemlerin birbirlerine durumlarını(sıcaklık, nem, uzaklık görüntü vb..) sürekli/real-time iletmeleri,
  • Big Data: buralarda oluşan büyük verileri işleyebilme kapasitesine sahip Bulut Sistemleri gelişmesi
  • DeepLearning: Sistemlerin kendi kendine çıkarımlar yapmasını sağlayan feature belirleme işlemini kendisi yapan yeni algoritmalar ve yöntemler geliştirilmesi ile bir üst seviyeye çıkmıştır.

Bu sayede yapay zeka ile Satranç, Go da karşısındaki dünya birincisi insanları yeniyor olması, beste yapması, roman yazması ve resim yapması muhteşem şeyler ama bunları yapabiliyor diye robotlar bunun bilincinde olduğu anlamına gelmiyor. İnsanlardan işlem yapma kapasitesi ve sonuca gitme konusunda daha başarılılar ama bu akıllı oldukları anlamına gelmiyor.

Ama yukarıda bahsettiğimiz akıl kavramına uymasalarda, ilerde digital ortamda insanın yerine geçince anlayamayacağımız seviyelere geliyor olmasıda teknolojinin ne noktalara geldiğini göstermesi açısından inanılmaz. Eric Eliott GPT-3 ve synthesia.io konuşmayı izlemenizi öneririm.

What It’s Like To be a Computer: An Interview with GPT-3

Bu yazıyı ilk yazdığımda yıl 2016 NLP(Doğal Dil İşleme) alanında Tubitak Projesi’nde çalışıyordum. Hocalar ile konuştuğumuzda derin öğrenme inanılmaz bir veri ve işlemci gücü gerektiriyor. Bu şekilde bir model eğitmek ve oluşturmak kişisel çalışmalar ile çok zor diyorlardı.

Gerçekten de zordu. Yavaş yavaş görüntü işleme alanındaki ilerlemede elde edilen teknikler, dil ve metin işleme alanına kullanılmaya başlandı. Bu alanda Word2Vec, GloVe gibi veri gösterim algoritmaları ve bunların hazır olarak sunulduğu FastText gibi kütüphaneler yaygınlaştı önce.

İlerleyen süreçte büyük şirketler Google(Google AI), Elon Musk kurguğu (OpenAI) ve Salesforce (Einstein AI) ve diğer büyükler arasında Dil Modellemesi ve sonuçta insansı cevap verebilen, insansı dil çıktı oluşturabilen eğitilmiş modeller ortaya çıkarmaya başladı.

https://tinyurl.com/3nwytc5y

Bu modellerden en son duyrulanı GPT-3 çok büyük verinin(tüm internetin metinlerinin kullanılarak) , milyarlarca parametreyle insan beynindeki bilgi ağına benzer bir yapı oluşturuldu ve Geldiğimiz noktada bu yapılar bize Metin alanında inanılmaz insansı yetenekler kazandırıyorlar.

Yazıya başladığım noktada belki bu yapılar Akıllı(smart) değiller ama kimin umrunda. Büyük şirketler veya firmalar nasıl fabrikalardan insanları çıkarıp, işleri hızlandıran robotlar koydularsa, ileride elimizden alamayacaklarını düşündüğümüz, şiir, müzik, metin ve kod geliştirme yeteneklerimizide elimizden alacağa benziyorlar. Gelecek daha ucuz, hızlı ve sorgulamayan robot işçilerin ve yapay zeka sistemlerin dönemi olacak :(

Bir diğer konuda Harari’nin 21. Yüzyil Icin 21 Ders kitabında bahsettiği sistemleri tek başına sistemler değilde birbirleri ile iletişim sağlayan büyük bir organizma gibi düşünmek gerek. Örneğin insansız araçlar bir arada iletişim halinde kazaların önüne geçecek, trafik akışını daha problemsiz çözeceğinden Toplumların bir arada değer üretmesi gibi sistemlerin birbirleri ile iletişiminin büyük değerler üretebileceğinden bahsediyor.

Her ne kadar birlikte çalışma ve hareket etme artsada akıllı robotlar, insan gibi düşünebilen ve davranışlar sergileyebilen robotların yapılabilmesi için zihin ve zekanın nasıl çalışıldığının anlaşılması gerekmektedir. Bu alanda Cognitive Science (Bilişsel Bilim) ortaya çıktı.

https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Dosya:Cognitive_science_heptagram_tr.svg

Vikipedia’dan alıntı

“Bilişsel bilim, zihin ve zekânın işleyişini ele alan, zeki sistemlerin dinamiklerini ve yapılarını araştıran disiplinler arası bir yaklaşımdır. Çok geniş bir alanı kapsamasından ötürü bilişsel bilim alanında çalışan araştırmacıların bilişsel psikoloji, dilbilim, sinirbilim (neuroscience), yapay zekâ, antropoloji ve felsefe gibi alanlarda temel bilgilere sahip olması beklenir”.

Görüldüğü gibi yukarıdaki Cognitive Science alanlarından biriside Felsefe. Yakın zamanda aldığım bir kitap içerisinde yer alan felsefi düşünceler geçmişte soyut bir noktada olsada bugün için Robotlar ve Yapay Zeka’da kullanılabilecek somut kavramlara dönüşme noktasında

Felsefenin Kısa Tarihi (Niger Warburton)

14ncü bölümde yer alan Prens ve Ayakkabı Tamircisi bölümünde İngiliz Filozofu John Locke(1632 -1704) yılları arasında şu soruyu sormuş ?

“Zaman içinde birini aynı kişi kılan şeyin ne olduğunu ?”

Locke’a göre aynı “insan” olabilirim, ancak asla eskiden olduğum kişi olamam. Bu nasıl olabilirdi ? Locke zaman içinde bizi aynı kişi yapan şeyin bilincimiz, kendi benliğinin farkında olma olduğunu söylüyordu”

Gelecekte robotlara sizin bilinciniz yüklenebilirse, robotlar dünyaya sizin bilincinizle doğarsa nasıl bir şey olur acaba? Aşağıdaki Unity videosunda da bu kavramdan esintiler var 😃

Unity GDC Demo

Bir diğer konuda Ahlak ve Etik konusu, Robotlar için Etik Kavramlar ne olacak ? İnsanlığa zarar verebilirler mi ?

Kitabın 35. bölümde Sorular Sormayan Adam kısmında Hannah Arendt Nazi Adolf Eichman incelemiş 1942'de Soykırım zamanında Auschwitz dahil Polonyada’ki toplama kamplarına nakledilmesinden sorumlu bu kişinin Kant Felsefesine göre yaşadığını, devletin kendisine üstün ahlak olarak gösterdiği görevini hakkıyla yaptığını bu açıdan ahlaki açıdan doğru yaptığına inanan bir insandır.

Robotlarda, biz insanlarca kötü olabilecek etik kavramlar, robotlar için olmaz ise, onlar bu etik ve ahlaki değerleri başka türlü değerlendirirse ne olur ?

Isaac Asimov bu konuda çok fazlaca düşünmüş ve kitaplar yazmış birisi Sadece kendisine atanan kurallara ve ahlak değerlerine göre işletilen bir Robot yeterli midir? Bu soruları aslında Isaac Asimov Üç Robot yasası kitabında sorgulamaktadır.

Okumaya Devam Et 😃

Bu yazının devamı veya yazı grubundaki diğer yazılara erişmek için bu linke tıklayabilirsiniz.

--

--

Frontend Lead at Thundra

Love podcasts or audiobooks? Learn on the go with our new app.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store